Müzik Parti Türkiye'nin En iyi Müzik Blog Sayfası!

Monday, April 30, 2007

The Horrors

· 1 Yorum

Bu yaz ülkemize Radar Live 2007 kapsamında gelecek yeni Ingiliz garage rock/punk gruplarından The Horrors biyografisi:

Esinlendikleri müzisyenler ve gruplar arasında Edward Gorey, Screaming Lord Sutch, Joe Meek, and the Cramps gibi isimleri bulunduran The Horrors, kirli, goth-gibi bir punk rock türünü ustalıkla yapmakla kalmayıp aynı zamanda melodik bir biçimde icra ediyor. Kabarık saçlı, siyah giyimli beşli, solist Faris Badwan, bassist Tomethy Furse, gitarist Joshua Von Grimm, davulcu Coffin Joe, ve klavyeci Spider Webb den oluşuyor. 2005 yazında kurulan grup, kısa zamanda görünüşleri, soundları, kısa ve vahşi canlı performansları yüzünden Londra etrafında adları ün salar.

Loog etiketi zaman kaybetmeden The Horrors u bünyesine katar, ve The Horrors Sheena
Is a Parasite/Jack the Ripper adındaki ilk resmi single ını 2006 baharında yayınlar. Grup hakkındaki dedikodular o yaz daha fazla yayılır, ve the Horrors un Troubled Minds adlı gece kulubunede Djlik yapması, kalabalığın ilgisini toplaması yeni bir single için iyi bir sebeptir ve ikinci single Death at the Chapel olur.

Ayrıca Sheena Is a Parasite ı Dvd single olarak tekrar yayınladılar. Şarkının aniden başlayan klibinin yönetmeni Chris Cunningham olup, klipte aktris Samantha Morton Sheena roluyle yer aldı. Aynı yazın sonlarına doğru, grup Stolen Transmission a transfer oldu ve kendi adlarını taşıyan E.P. lerini çıkardılar. Tuhaf müzikal beğenileri ve farklı görüntüleriyle, 2007 nin Mart ayında yayınlanan Strange House adlı ilk albümleriyle şimdiden iyi bir çıkış yakaladılar.
[Sheena Is a Parasite , Little Victories i dinlemek için www.myspace.com/thehorrors]

Sunday, April 29, 2007

Amy Winehouse

· 1 Yorum

Back to Black, Amy Winehouse ın jazz müziğinden uzaklaşıp kendini modern r&b nin kollarına bırakmasıyla oluşan seneye damgasını vurmuş bir çalışma. Özellikle albümle aynı adı taşıyan Back to Black isimli parça '60 ların soul müziğinin ruhunu tekrar çağırıyor ve oldukça lezzetli, başarılı vokallerin eşliğiyle biraz yırtıcı, biraz kaba fakat genelde zararsız.

Mark Ronson ve Salaam Remi nin prodüktörlüğünde Republic etiketiyle çıkan albüm 2006 yılında özellikle Ingiltere de büyük ilgi görmüştü. Winehouse, albümde bütün şarkıları tecrübelerinden yola çıkarak kendi yazmış ve içerik olarak aşkın acı tatlı ve komik yönlerine değiniyor. Back to Black, Rehab ve Love Is a Losing Game gibi albümün öne çıkan çalışmalarını Amy Winehouse Myspace den dinleyebilirsiniz.

şarkıları:
Mark Ronson Ft Amy WineHouse - Valerie
Amy Winehouse - You Know I'm No Good

[www.amywinehouse.co.uk adresinde Audio/Video bölümünden çeşitli kliplerini izleyebilirsiniz.]

HIM - Join Me

· 0 Yorum

Placebo - Without You I'm Nothing

· 1 Yorum

Gloria Jones - Tainted Love

· 0 Yorum

Amy Winehouse - Back To Black

· 1 Yorum

Cher - Dove La More

· 0 Yorum

Dionne Warwick - Walk On By

· 0 Yorum

Whitney Houston - I'll Always Love You

· 0 Yorum

Marc Almond - Something's Gotten Hold Of My Heart

· 0 Yorum

Saturday, April 28, 2007

Björk - Volta

· 0 Yorum

İzlanda nın Gururu...
Farklı renkleri bir gökkuşağı gibi saçarak aniden karanlık bir havaya bürünmeyi herkes beceremez, hele ki müzikal açıdan kılıktan kılığa girmek, farklı mesajlar vermek, değişik kültürleri aynı anda yansıtmak her yiğidin harcı değildir. Ama gizemli çiçek Bjork, son albümü Volta ile yeniden ortalığı sarsmayı deniyor ve bunu denerken yalnız olduğunu kim söyledi? Albüme yardım eden isimler arasında Timbaland, Antony Hegarty, Toumani Diabete, Brian Chippendale, Chris Corsano gibi isimler yer alıyor. Açılışı albümün ilk single çalışması "Earth Intruders" ile yapan Volta kapanışı da üç değişik mix çalışmasıyla doldurmuş. Albüm kesinlikle Bjork tadında fakat Timbaland in etkilerini de açıkça görmek mümkün. Günümüze oldukça uygun kompleks bir müzik özümseyen Volta, kimi zaman ise oldukça dramatik anların sahibi. Ve karanlık anlarda Bjork un yanında Anthony and the Johnsons dan tanıdığımız titrek sesli Antony karşımıza çıkıyor(bkz. The Dull Flame of Desire) Kimi zaman film müziği havasına bürünen, kimi zaman Urban, Elektronik ve Club tarzı müzikleri biraraya getiren, bazen ise yöresel melodileri kendine has bir şekilde kullanan( bkz. I See Who You Are) albüm Debut veya Homogenic kadar ayrık bir çalışma olmasa da kesinlikle kaçmaz.

Şarkı Listesi:
  1. "Earth Intruders" (co-produced by Timbaland)
  2. "Wanderlust" 5:48
  3. "Dull Flame of Desire" (duet with Antony Hegarty)
  4. "Innocence" (co-produced by Timbaland)
  5. "I See Who You Are" (featuring Min Xiao-Fen)
  6. "Vertebrae by Vertebrae"
  7. "Pneumonia"
  8. "Hope" (co-produced by Timbaland)
  9. "Declare Independence"
  10. "My Juvenile" (duet with Antony Hegarty)
  11. "I See Who You Are" (Mark Bell Mix)
  12. "Earth Intruders" (Mark Stent Extended Edit)
  13. "Innocence" (Mark Stent Mix)

Yeni Klip: Beirut - Elephant Gun

· 1 Yorum

Gulag Orkestar adlı başarılı albümüyle tüm dikkatleri üzerine toplayan Beirut, yaptığı müzikte çok çeşitli türleri birleştiren oldukça başarılı bir müzisyen. Folk, indie rock ve daha birsürü müzik türünü balkan ezgileriyle harmanlayan insanın içini ısıtan, asıl adıyla da Zach Condon olarak bildiğimiz müzisyenin yeni klibi de modern kompozisyonlar içeriyor. Ve Elephant Gun adlı parçaya çekilen klip özellikle sonlara doğru sıcacık ve romantik havası olan, çeşitli enstruman katkılarıyla rengarenk, keyifli bir dört buçuk dakikadan oluşmakta.

Türkçe Rock Top 20

· 10 Yorum

Öncelikle yabancı kaynaklı bir müzik oluşumunu türkçe rock diye etiketlendirmek bana doğru gelmiyor, müzik evrensel bir nitelik taşımalıdır. Fakat Türkçe bir müzik sitesinde Türk isimlerin yer almaması da hiç doğru değil. Bu yüzden bakalım ülkemizde gitarlı müziklerde kimler ön plana çıkıyor:

Türk Rock Şarkılar (Nisan)
1. Gripin - Böyle Kahpedir Dünya
2. Emre Aydın - Kim Dokunduysa Sana Ona Git
3. Mor ve Ötesi - Küçük Sevgilim
4. Emre Aydın - Git
5. Gece Yolcuları - Hüzün
6. Sarp - Tek Başına
7. Efsun - Rüya
8. Manga - Yalan
9. Pamela - Muhabbet Bağına Girdin Bu Gece
10. Teoman - Aşk Kırıntıları
11. Peyk - Suluşaka
12. MFÖ - Vurgun Yedim
13. Malt - Aşkın Gözü
14. Yüksek Sadakat - Belki Üstümüzden Bir Kuş Geçer
15. Emre Aydın - Afili Yalnızlık
16. Ogün Sanlısoy - Saydım
17. Kıraç - Endamın Yeter
18. Şebnem Ferah - Mayın Tarlası
19. MFÖ - Sarı Laleler
20. MFÖ - Ne Bileyim Ben
Nelson Music Control Tarafından Hazırlanmıştır.

Friday, April 27, 2007

Lily Allen

· 0 Yorum

>> Geçen senenin favori şarkısı
Şu sıralar pek takip edemiyorum. Eğer bunu geçen sene sorsaydın, söyleyecek daha çok şeyim olurdu. Yeni müzikler satın almak için daha fazla dışarı çıkıyordum ve bunu yapmak için çok daha fazla zamanım oluyordu. Şimdi ise yok.

Klaxons: "Isle of Her"
Klaxons u çok beğeniyorum.

Adele: "Heartbreaker"
XL ile daha yeni anlaşma imzaladı ayrıca.

Beyonce: "Irreplaceable"
Favori şarkılarımdan birisi. Eski müzikleri çok dinlerim.

>> Şu sıralar dinlediği favori eski parçalar
Gerry Rafferty: "Right Down the Line"
Gerry Rafferty i gerçekten beğeniyorum, "Baker Street" adlı şarkı da kendise aittir.
Burt Bacharach and Andy Williams gerçekten ilgimi çekiyor."Can't Stop Loving You", "Moon River", and "Fly Me to the Moon" gibi genelde eski şeyler.

>> Favori Yeni Grubu
The View den nefret ediyorum: bence en kötü yeni grup. Bence the Proclaimers and Arctic Monkeys arasında gidip geliyorlar. Ama the Arctic Monkeys seviyorum.

Favori yeni grubum ne mi? Ingiltere deki canlı konserlere gitmemeye başladım, bu yüzden kesin birşey söyleyemem. Şu aralar, hiç yeni Amerikan grubu dinlemedim. Geçen gece the Shins i canlı izledim. Rodrigo y Gabriela adındaki iki gitaristi izledim. Gerçekten muhteşemler. Klaxons un geçen geceki New York performansını izledim ve bence harikalar. Jack Peñate, the UK den, oldukça iyi.

>> Favori Şarkısı
Squeeze: "Up the Junction"
Bence gerçekten muhteşem. Bence bu şarkı dinlediğimde beni ikna eden ilk şarkılarıdan birisi, şarkıda anlattığı gibi, aynı şekilde the Streets de aynı şeyi yaptı, fakat daha önce. Bence bu şarkı ber çeşit moda başlattı hikayeyi bu şekilde anlatması yüzünden. Ingiliz müziğiyle başlayan birşey değildi bu, demek istediğim, insanlar bunu country müzik adı altında yıllardır yapıyordu. Ayrıca şarkıda benim için birçok duygusal değer var, çünkü şarkı Londra ya gelen bir adamla ilgili, kızı hamile bırakıyor, herşey ters gidiyor. Bana birşekilde hatırlatıyor ki...annemle babamın ilişkisinin de bu hikayeye benzediği izlenimini veriyor[gülüyor]. Bu yüzden, evet, bu duygusal parçayı seviyorum.

>> Son zamanlarda en çok beğendiği konser
Scissor Sisters geçen seneki festivalde çaldı ve çok iyi bir performans oldu. Müziklerini seviyorum. Beni can evimden vuran bir müzik değil ama konserleri gerçekten harikaydı. Bir de, Feist. Feist i geçen sene Bowery Ballroom izledim ve muhteşemdi, gerçekten iyi konserdi.

>> Son izlediği en iyi film
Once Upon a Time in America.
Otobüste izledim. İçimdeki gangsterleri ortaya çıkardı.[gülüyor].

>> En son okuduğu kitap
Nigel Slater: Real Fast Food
Yemek tarifi kitabı. Aperitif tarifer...sağlıklı hissettiren yiyecekler.

>> Favori Müzik Ekipmanı

Ooh, bir gitarım var! Fender Telecaster 1972 marka, ve yeni ufak sevimli bir amfi aldım. Bilirsiniz, sarı olanlardan, Fender marka amfi, ve ufacık. Ve bu bir 1960 model amfi, bu yüzden harika ses çıkarıyor. Üzerinde pratik yapmak açısından muhtemelen işe yaramaz çünkü iyi gitar çalamıyorum, ama öğreniyorum. Konserimde çalmıcam ama kesinlikle albümde kullanacağım


>> Geçen yıl satın aldığı en iyi şey
Gitarım. Onu seviyorum. Hergün çalıyorum.

>> Favori TV Şovu
"Brothers and Sisters"
Aslında, Pazar günü "Brothers and Sisters" adında bir şov izledim-- Ally McBeal in olduğu, ya da adı herneyse... Calista Flockhart-- gerçekten sevdiğim birisi.

>> Favori Video Oyunu
The Sims







>> Cep telefonu melodisi
Aslında kendim bitane yaptım. Şarkının adını tam hatırlamıyorum şimdi, ama Diddy nin içinde şunu dediği bir melodi "Bu lanet olası da kim, sabahın ikisinde beni arayan? ["Where's Sean" --ed.] Bu kısmını kesip melodiye ekledim aynen şöyle diyor "Ring Ring, bu lanet olası da kim" İşte böyle.
Yazının orjinal ingilizce hali Pitchfork Guest List:Lily Allen .

Thursday, April 26, 2007

Yeni Interpol Albümü

· 0 Yorum

Interpol yeni çıkacak albüm hakkında detayları verdi.

2004 ün 'Antics' adlı albümünden sonra gelecek 'Our Love To Admire' (2007) 11 parçadan oluşuyor . Yeni albüm haziranın 10 una doğru, Amerika da piyasaya sürülecek. Kuşlardan aldığımız habere göre, arayı fazla açmayan Interpol üç sene boyunca iyi hazırlanmış gibi gözüküyor.

Şarkılar:
'Pioneer to The Falls'
'No I in Threesome'
'The Scale'
'The Heinrich Maneuver'
'Mammoth'
'Pace is the Trick'
'All Fired Up'
'Rest My Chemistry'
'Who Do You Think'
'Wrecking Ball'
'The Lighthouse'

Tuesday, April 24, 2007

Brett Anderson - Brett Anderson

· 1 Yorum

Kişisel fakat içinde birşeyler saklı...
Yapılan acımasız eleştirilerin çamurlu yollarında ileyleyen Suede ve The Tears gibi britpop gruplarının kurucusu ve mühendisi olan Brett Anderson, bu kez bizi kendi acılarına ortak ettiği kendi adını taşıyan albümüyle sevindiriyor. Insanların bu kadar acımasız birer etçile dönüşmesine en güzel yanıtı aslında kendi çıkarlarını gözeten bir çalışma olsa da Love is Dead ile veriyor. Albüm genel olarak nakarat ve kıta şeklinde izleyen melodik tutkulu ve romantik gitar pop çalışmalarına yer vermiş. Herhalde Brett den hardcore punk, gothic metal ya da emo tarzında müzik bekleyen yoktur aramızda. Demek ki bekleyenler olduğu için albüm bu kadar acımasızca eleştirilere maruz kaldı. Oysa ki herhangi bir sıkıcı indie rock grubundan kötü bir yanı yoktu. Aksine duygunun sel olup aktığı bir "Song For My Father" ya da "Colour Of The Night"gibi çalışmalar oldukça güzel işlenmiş. Fakat Suede döneminde "Dog man Star" ve debut "Suede" gibi yakartoplarınız mevcut ise, tabi insanlar sizden fazlasını beklemekte haklılar.
Love is Dead ve Scorpio Rising i dinlemek için buradan www.myspace.com/brettandersonofficial
--Bulut

Kurt Cobain

· 0 Yorum

Bölüm 1:
13 Temmuz 1990: Aberdeen
Dodge marka kamyonetin içinde gezinen genç müzisyenler, göçebe hayatı şeklinde oradan oraya giderken kıyafetlerini küçük poşetlere tıkmakla meşguldür. Henüz bir menajerleri ya da onlara yol gösteren bir akıl hocaları olmadığından onları kontrol altında tutan tek şey solistlerinin önceden hazırladığı yapılması gerekenler listesidir: "Kamyonetin kapılarını iyice kilitleyin" gibi güvenlik önlemleri haricinde yapılması gerekenler, ihtiyaçlar ve hatta yakın zamanda sahip olunması gerekenler bile sırasıyla not edilmiştir.
Kurt Cobain'in meşhur listeleri, arkadaşları tarafından takıntılı bir durum olarak düşünülüp dalga geçilse de aslında grubun bu şaşkın döneminde oldukça faydasını görmüşlerdir. Ne de olsa Nirvana denen şey, henüz kafası dalgın birkaç gençtir... Nereden gelip nereye gittiklerinin farkında olmayan, bunu düşünmek yerine eğlenmeyi tercih eden ve sadece kendini rüzgara bırakan üç genç... Kontrole ihtiyaçları olduğu kesindir ancak bu durumda ipleri elinde tutanın Cobain olması oldukça ilginçtir çünkü aralarında otoritelere en uzak olan odur.
PUNKROCK'A İNANÇ Benzin almak için tişörtlerini sattıkları dönemi çoktan geride bırakan grup hayatlarının devrimini yaşayacakları yaza başlamıştır. Nevermind, içten içe arzuladıkları ama hayalini kurmaya fantezi dünyalarının bile yetmediği bir başarıya ulaşacaktır. Cobain'in bugüne dek günlüklerine not ettiği devrim olmak üzeredir ve bu devrimin ana karakteri de kendisidir. O, her ne kadar punk rock'ın müzik dünyasını ele geçireceğini daha ergenlik döneminden itibaren bilse de bu devrimin John Lennon'la başladığını ancak ölümüyle yarıda kaldığını düşünür. Oysa Nevermind albümü 672 günde sadece onların hayatını değil, müzik dünyasını da geri dönülmez şekilde değiştirir. Kahraman olma arzusu ve cesaretinin kendinde olmadığını söyleyen Cobain, dünya çapında bir şöhret olacaktır. Ama bunu o zaman kendisi de bilmemektir. Çünkü tek isteği, biraz para, biraz kadın ve bolca müziktir.
Nirvana'nın hikayesine gerçekçi bakıldığında her şeyin Dave Grohl'un katılımıyla başladığı görülür. Cobain, müzik kariyerinin amatör ya da profesyonel dönemlerinde yaratıcı beyin olmuştur ama yalnızca Grohl'un katılımıyla sağladığı •Jirvana projesinden tatmin olmuştur. Popülaritesinin doruk noktasında yaptığı röportajlardan birinde "hayatımın en keyif aldığım dönemi Nevermind'ı piyasaya sürmeden hemen önceki dönemdi" diyen Cobain, şöhretin ağırlığına yenilmese bu memnuniyet sürer miydi sürmez miydi bilinmez ancak müzikal hayatı boyunca en mutlu olduğu takım arkadaşları hiç kuşkusuz Dave Grohl ve Chris Novoselic oldu.
Müzik tarihine bakıldığında bugün bile üzerinde konuştuğumuz grubun bittiğini söylemek bir hayli ironik olsa da duygu olarak Nirvana'nın bitiş dönemi 1992 Reading Festivali'nin sonrası, uyuşturucunun, anlaşmazlıkların ve Courtney Love'ın baş gösterdiği günlerdir. Nevermind albümünün çıkış tarihinin üstünden 16 yıl geçtikten sonra Nirvana'nın trajediyle sona eren, ancak başarısını tarihe kazıyan bir efsane olduğunu biliyoruz. Ve sadece 90'lara değil, baştan sona müzik tarihinde devrime neden olan Nirvana dosyasını açıyoruz.

29 Ekim 1990, Olympia, Washington
DAVE GROHL KAPIDAN GİRER...
Dave Grohl, yanındaki eşyalara şöyle bir bakar. Henüz 21 yaşında olan genç müzisyen uzun süredir hardcore gruplarda çalmaktadır. Bugüne kadar yaptığı müzikle çok da mutlu olamamıştır. Cobain ise son derece maço ve vahşi bulduğu hardcore müzik tarzını sanat kategorisine bir türlü sokamamıştır. Grohl da aynı sebeplerden "Scream" ve "Bramage" gibi gruplardan sonra punk rock denemek ister. Halihazırda çaldığı grupla İngiltere turnesinden henüz dönmüş olan Grohl, yeni kararlar alarak Nirvana'ya geçiş yapar ve Kurt-Chris ikilisinin yanma taşınır. Hardcore müzik döneminde ucuz yemek, ucuz yatak mantığıyla bir orada bir burada gezinen müzisyen, Nirvana'ya gelirken hayatında bir şeylerin değişeceğine dair umutlar taşımaktadır. Ancak yeni grup arkadaşlarının yanma geldiği ilk günde hayalleri yerle bir olur.
Yeni evi; 114, North Pear Street adresinde üç odalı bir dairedir. O dönemde punk müzikle ilgilenen hiçbir gencin bir malikaneye ya da temiz bir eve sahip olmayacağı kolaylıkla tahmin edilebilir. Ancak Cobain'in her daim yaşadığı düzensiz ev hayatı o günlerinde de hakimdir. Boş bir buzdolabı, mutfak tezgâhını doldurmuş kirli bulaşıklar ve pis bir koku. Üstelik evlerine sinen bu ekşimtrak kokunun geldiği bir de merkez noktası vardır: Cobain'in kaplumbağalarının bulunduğu akvaryumun temizlenme sıklığı oldukça azdır. Her ne kadar Cobain, hayvanlara olan sevgisini her fırsatta söze ya da yazıya döküyor olsa da sorumlulukları konusunda çok da hassas olamamıştır. Keza, evin diğer bölümlerinin de birbirinden hazin görüntülere sahip olduğunu söylemek hiç de abartılı değildir.
Hayatının belli dönemlerinde bağımlı olduğunu düşündüğü ve bundan rahatsızlık duyduğu kırık bir televizyon, ufacık bir koltuk, uçak tuvaletlerinden daha büyük olmayan bir banyo, siyaha boyanmış bir yatak odası (Cobain'in yatak odası) ve bu görüntüyü biraz olsun anlamlandıran sapasağlam bir müzik seti ve binlerce albüm.

DEPRESİF COBAİN, GROHL U YILDIRIR
"Tam bir harabe" der ev için Dave Grohl, ki bu daha ilk karşılaşmalarıdır.
Grohl'un 21 yaş hayallerine, hayat felsefesine ve bugüne dek nerelerde yatıp kalktığına bakıldığında böylesine bir dağınıklık ve pislik içerisinde yaşamaya tahammül edebileceği düşünülebilir. Ancak Grohl'un hazırlıksız yakalandığı ve kaldıramadığ başka ve daha önemli bir nokta vardır ki o da Cobain'in karanlık ve depresif hayatıdır. Cobain'in saatlerce oturup boş boş tavanı izlemesine ve kimse ona bir şey sormadıkça ağzından tek kelime çıkmamasına Grohl bir türlü ahşamaz. Yıllardır Kurt'ün en yakın arkadaşı olan Chris Novoselic, bu durumu öylesine kabullenmiştir ki garipsenecek bir şey olmadığını düşünür ancak Grohl, genç Cobain'le tanıştıkları ilk zamanlarda bu depresif adama tahammül edemez.
Grohl, "Sabah yedide yatağa gider, öğleden sonra dört gibi uyanırdık. Böylece hiçbir şekilde günışığı görmezdik" dediği bu dönem için hayatının en depresif dönemi olduğunu söyler. "Chris, tam bir parti insanıydı ancak Kurt kendini her şeye kapatmıştı" dediği arkadaşlarını ancak taşındıktan sonra zamanla tanımaya başlayan yeni üye, bir süre sonra iki genç adamın karşısına geçip "yeter artık, bu çok depresif" diye haykırır. Bir işe yarar mı? Hayır!

Kasım 1990, Olympia, Washington
BİZİ BU PLAK ŞİBKETİNBEN, KURTARIN"
Albüm piyasaya çıkmadan bir ay öncesinde Nirvana, çok önemli iki işe imza atar. Önce Sub Pop Records'tan ayrılıp Gold Mountain'la masaya oturururlar. Müzikleri artık küçük barlarda ya da izbe stüdyolarda sıkışıp kalmayacaktır. Üstelik ilk kez Cobain'in Nirvana'yı ve yaptıkları müziği anlatmak için sayfalar dolusu yazmasına, basın bültenleri ve demo kasetlerini dağıtmasına gerek olmayacaktır. Bu ilk imza sonrası müzik piyasasının dev avcıları artık onların peşindedir. Bu yüzden altı ay içinde her şey tekrar tekrar değişir. En sonunda kendilerini müzik piyasasının o dönemde en büyük şirketlerden biri olan Geffen Records bünyesinde bulurlar. Ve Cobain, Novoselic ya da Grohl, kariyerlerini bir plana oturtmasalar ve bilinçli bir yükselme grafiği çizmeseler de bir şekilde kontrol ellerinden çıkar.
Cobain, Black Flag ve Flipper adlı punk gruplara hayranlığını anlattığı bir radyo programında daha güçlü bir plak şirketine bakındıklarmı söylemiştir zaten. Uzun süredir "Bleach" albümleri için iyi bir promosyon yapılmadığından yakman Cobain, Seattle'dan çıkma bütün punk gruplarının resmi markası haline gelen Sub Pop'Ia ipleri koparmasını tavsiye etmektedir. Faith No More ve Jane's Addiction gibi grupların da en sağlam güvenlik noktası olan yeni avukatları Alan Mintz'i de arkalarına aldıktan sonra Cobain'in ağzından çıkan tek laf vardır: "Bizi bu plak şirketinden kurtarın."

BOŞ ZAMAN VE ALKOLÜN RUTİNE DONDUĞU ANLAR
Geffen anlaşması, 1991 ilkbaharına kadar bir netliğe kavuşamaz. Bu yüzden de üç kafadar bir türlü karanlık ruh hallerinin dışına çıkamaz. Grohl, başta bu durumdan şikayetçi olsa da artık o da karşı konulmaz şekilde depresif ruh haline ürünmüştür. Provalar, alkol ve boş boş geçirilen zamanlar günlük rutinleri haline gelir. Cobain, her zamanki gibi kamyonetin koltuğunda tek kelime bile etmeden oturmaya başlamıştır. Yaptığı müziğin onun özgürlüğü olduğunu savunan genç müzisyen umudunu kaybetmektedir. Ünü bütün dünyayı ele geçirdiğinde bile "istediğim son şey şöhret" diyen genç adamın tek dileği yaptığı müziği kabul ettirmektir ancak bu şartlarda bu pek de mümkün görünmez. Cobain ve arkadaşları, Seattle sınırlarını aşamayacak bir müzik yaptıklarına inanmaya başlar.

Cobain'in bu bezgin ve sıkıntılı ruh halinin bir başka nedeni daha vardır. Kısa süreli bir birliktelik yaşadığı ancak hayatındaki en önemli isimlerden biri olan Tobi Vail'le ayrılığı kendisini çok ağır bir depresyona sokmuştur. Şu sıralar Spiders and the Webs adlı grupta söyleyen Vail, o günlerde Bikini Kili adlı punk grubunda davul çalmaktadır Sert ve feminist söylemleriyle dikkat çeken grup o yıllarda Riot Grrrl adlı feminist punk akımının da önde gelen isimlerinden biri olmuştur. Çok uzun süreli olmasa da bu ilişki Cobain'in hayatında önemli bir yere sahiptir. Nevermind için şarkı yaptığı dönemde biten ilişki sonrasında Cobain, "Aneurysm" adlı şarkının sözlerinde de "seni öyle çok seviyorum ki bu durum beni hasta ediyor" demiştir.

2005 yılında yapılan bir röportajda "üstünden çok uzun zaman geçti, o yüzden bırakın bende kalsın" demesi haricinde bu ilişki hakkında hiç yorum yapmayan Vail, o günlerde uzun süreli bir ilişki için tereddütleri olan bir kızdır. Cobain ise şiddetle bu ilişkinin sürmesini ister. Teknik olarak ilişkiyi kimin sonlandırdığı konusunda net bir bilgi hiçbir zaman olmaz ancak kesin olan birşey vardır ki; o da Cobain'in derinden bir ayrılık acısı çektiği... Grohl, yıllar sonra bu ilişki için "Tobi, onun tanıdığı kimseye benzemiyordu ama bunun onun için çok fazla olduğunu baştan beri biliyorduk. Tobi'ye inanılmaz aşıktı" diyor.
Ayrılık sonrasında köşesine çekilen Cobain, karanlık dünyasına geri döner. Üstelik bu ayrılık vücudunda da hasar bırakmaya başlamıştır. Hiçbir şey yemeden yaşayan ve ara sıra kusmaya da başlayan genç adamın arkadaşları onun kusma hastalığına yakalandığını düşünür. Her şekilde onu olumsuz etkileyen bu ayrılık belki de hayatında tek bir şeye olumlu bir etki yapmıştır. Şarkı yazma süreci birdenbire hızlanır. Yıllar sonra bakıldığında, 2000'lerin powerpop/punk sanatçısı Tobi Vail'in etkisi "Nevermind" şarkı sözlerinde açıkça farkedilir. En önemlisi de 90'lar müziğine damgasını vuran en önemli şarkılardan biri olan "Smells LikeTeen Spirit"in Vail'le olan ilişkisi. Teen Spirit marka deodorant kullanan Vail'in grup arkadaşı Kathleen Hanna, bir gün spreyle evinin duvarlarına "Kurt Smells Like Teen Spirit" (Kurt, "Teen Spirit" gibi kokuyor) yazar. O günlerde "yapışkan aşık" diye dalga geçilen Cobain, sonrasında bunu Nirvana'nın en büyük çıkışını sağladığı hiti haline getirir.

17 Nisan 1991, OK Hotel, Seattle
GEFFEN'LE ANLAŞMA VE YENİ UMUTLAR
1988 doğumlu Punk grubu Fitz of Depression ve dönemin feminist sesi Bikini Kili altında sahneye çıkan Nirvana, ilk kez canlı canlı "Smells Like Teen Spirif'i söyler. Sub Pop Records'dan Jonathan Poneman, o gün hayretler içerisinde kaldığını yıllar sonra itiraf eder. Böylelikle Nirvana bir şeyi daha kanıtlamıştır. Grohl'un gruba katılımı ile birlikte grup istediği ruhu yakalamayı ve kişisel acılarını bile avantaja çevirmeyi başarmıştır. Poneman, Nirvana'nın yenilenmiş hali için "Grohl, dönemin en iyi rock davulcularından biriydi ve 'Smells Like Teen Spirit' o olmasaydı böylesine etkileyici olamazdı" der.
Bu gösteri sonrasında underground müzik piyasasında gerçek anlamda isimlerini duyuran grup nihayet 30 Nisan 1991 tarihinde Geffen Records'la anlaşma imzalar. Bu anlaşmanın gerçekleşmesinde gizli birinin daha parmağı vardır. O da Sonic Youth grubunun solist/gitaristi Kim Gordon... Hole grubunun ilk albümünün prodüktörlerinden biri olan Gordon, bu dönemde David Geffen'e Nirvana hakkında bolca kulis yapar ve başarılı da olur. Anlaşma sonrasında kendilerini güvence altına aldıklarını düşünen grup, peşin olarak 287 bin dolar alır ancak bu paranın da keyfini süremez... Anlaşmaları henüz bitmediğinden Sub Pop Records'a yüklü bir miktar ödeyen grup paranın geri kalanının çoğuyla da yasal suçlarının cezasını öder ve borçlarını kapatır. Ama bu durum bile mutluluklarını bozamaz. İstedikleri plak şirketiyle çalışabilmenin hazzı her şeyden üstündür.
Bu güzel biyografinin devamını Billboard Türkiye Nisan sayısında bulabilirsiniz.

Sunday, April 22, 2007

Patrick Wolf

· 0 Yorum

Patrick Wolf un son zamanlarda neler dinlediğini, neler okuduğunu ve izlediğini önümüze kadar getiren Pitchfork ten aldık haberi ve Patrick Wolf un ağzından cevaplanmış favori listesine bir göz attık. Patrick Wolf un cevapları insanı heyecanlandırıyor, insanın ilgisini üzerine çekiyor...

>> Geçen senenin favori şarkısı

No Bra: "Do Her Fuck Her"
Gerçekten harika bir şarkı. Alman endüstriyel müziğine oldukça yakın, fakat gerçekten harika, şaşırtıcı bir mizah anlayışı-- No Bra dan Susanne benim arkadaşım. Gerçekten harika müzik.

Bishi: "Namaste"
Bu aslında prodüktörlüğünde yardımım olan bir parça; Nights at the Circus ün bir kısmı. Büyükbabasının ( Bishi) ölümüyle ilgili çok güzel bir şarkıdır. Bishi önümüzdeki yıllarda sık sık göreceğiniz birisi, bu kesin. O Ingiltere nin gelecekteki pop starı.

Şu sıralar dinlediği favori eski parçalar
Şu sıralar birçok Elizabethan, rönesans müziği dinliyorum. Bu aralar benim için esin kaynağı oluyor.

Henry Purcell: The Death of Queen Mary
Bu Queen Mary in ölümü için hazırlanmış marştır. Altı farklı cenaze marşından oluşuyor ve bu sıralar habire bunları dinliyorumç.

Osvaldo Golijov: Ayre
Aslında yeni bir besteci, harika birisi, Ayre adında bir albüm yaptı, gerçekten çok şaşırtıcı bir albüm. Birsürü elektronik müzik içeriyor, ama birçok progresif elektronik elementler içeren birnevi büyük macar operasını andırıyor. Çok yaratıcı, IDM müzik olarak adlandırdıkları birçoğundan daha yaratıcı.


>> Favori Yeni Grubu

M.I.A.
Birkaç gündür yaptığı müziğe aşık oldum. Harika birisi. "Bird Flu" u seviyorum. Onunla yeni tanıştım, ve onun çok, ama yaptığı işlerin çok büyük destekçisiyim.

>> Son izlediği en iyi film

Marie Antoinette
Çok iyi. Bunu izledim çünkü, tabiki Marie Antoinette in hikayesi çok ilgimi çekiyor, ve sonra
Marianne Faithfull da işin içinde, ve düşündüm ki bunu izlemeliyim. Fakat film kesinlikle çok güzeldi. Sofia Coppola çalışmalarının büyük hayranıyım. Bir film olarak, bu gerçekten benim için, harika bir Derek Jarman filmi veya Sally Potter filmiyle aynı ölçüde.

>> En son okuduğu kitap
Dylan Thomas tararından yazılmış şiirlerin bir toplaması. Sanırım bu kitap içinde bütün şiirlerinin bulunduğu bir toplama.

>> Favori Müzik Ekipmanı
Kemanım, tabiki. Herşeyimi kaybetsem bile kemanımı daima korurum, o benim için tüm kişisel eşyaların ötesinde. Hepsinin, insandan bile, kemanımı korurdum. Önceden kemanımla daha fazla beste yapardım. Kemanımla klasik şekilde beste yaparım, bilindik Patrick Wolf çalışmaları gibi değil. Daha fazlasını katmak istiyorum, fakat şarkısözü yazmak için çok zor bir enstruman. Sınırların oldukça heyecanlı olmasına rağmen, sınırları var. Patrict Wolf olarak, kemanımla bir yılda klasik çalışma ve film müziklerinde kullanabileceğim bir şarkı yazmayı amaçlıyorum.

>> Geçen yıl yaptığım en iyi şey
Albümümü çıkardım. Sonunda bitirdim ve çıkardım albümü ; büyük bir çalışmaydı. Beni neredeyse öldürdü, bilirsiniz.

>> Favori Video Oyunu
"Metroid" Bir Nintendom vardı, hala da var."Metroid" u seviyorum, orjinal olanı, yenisi değil. Ve "Castlevania".

>> Favori TV programı
"Harry and His Bucket Full of Dinosaurs"
Sabahları 5:30 te çocuklar için beni herzaman sakinleştiren bir şov. Arkadaşımla tartışıyordum ve tek yaptığı televizyonu açmak ve benim sakinleşmemi beklemek oldu. Birsürü büyülü dinozorla maceralar yaşayan bir çocukla ilgili. Oldukça iyi anime edilmiş. Oldukça tüyler ürpertici, çünkü benimde evimde birsürü dinazorum var, ve düşündüm ki sanki birisi hayatıma girip bunları çalmış ve çizgi filme dönüştürmüş.

>> Favori Radyo Şovu

The Shipping Forecast
Britanya da bildiğiniz gibi adanın üzerindeyiz, yani haberlerden sonra gece yarısı 12 de, 10 dakikalığını gemiler için sunucu hava raporunu okuyor. Bu bir yoldaki havadan daha önemlidir. Bu çok romatik, biliyorum birçok kişinin favori radyo programı budur. Gözlerinizi kapatıyorsunuz, ve Ingilterenin sularındaki tüm hava durumunu okuyorlar. Bundan herzaman esinlenmişimdir. Sadece kaçıp, kulaklıklarınızı takarak, hayatınız boyunca hiç gitmediğiniz yerlerin okunduğunu dinlersiniz. Neredeyse kuzey deniz şeridine kadar okuyorlar, tam olarak kaç derece olduğunu, dalgaları...Bu sınırsız bir macera.

Patrick Wolf.
Horizontal-dotbar-2col

Saturday, April 21, 2007

Rufus Wainwright

· 0 Yorum

Romantik müzik prensi Rufus Wainwright önümüzdeki ay yayınlanacak beşinci solo albümüyle de bizi baştan çıkaracak gibi görünüyor. Release The Stars adlı albümden bir parçayı bizim favori bloglarımızdan biri olan Modern Music te bulabilirsiniz. Parça oldukça görkemli ve yeni albüm hayranlarını şüphesiz tatmin edecek. Üç yıl araya epey müzikal tecrube sığar ve Release The Stars oldukça keyifli bir albüm olacaktır.
www.myspace.com/rufuswainwright

Thursday, April 19, 2007

Panda Bear - Person Pitch

· 0 Yorum

Müzik cennetten çıkma mıdır? Bunun cevabını yaşayan birisinin verebilmesi imkansız gibi gözükebilir ta ki Panda Bear in yeni içgüdüsel silahı olan Person Pitch i dinleyene dek. Asıl ismi Noah Lennox olan Animal Collective üyesi müzisyen, grupla birlikte çalışırken aynı zamanda inanılmaz solo çalışmalara imza atıyor. Sırasıyla Young Prayer (2004), ve Person Pitch (2007) olmak üzere iki tane harika solo albüm yayınlayan Panda Bear, bu albümüyle bütün övgüleri üzerine topladı ve neredeyse albüm hakkında bir tane bile kötü eleştiri yok. Albüm genelde deneysel bir konsept benimseyip daha instrumentalist yapılar içeriyor. "Take Pills" genelde açık görüşlü, dinlediğinizde ağzınızda keskin bir tad bırakmıyor. Ve albüm, yumuşak geçişler eşliğinde, yalnız olduğunuzda çok daha fazla haz alabileceğiniz büyüleyici ritimler içeriyor. Person Pitch için, Beach Boys un 60ların bombası olan klasik Pet Sounds un modern versiyonu diyorlar. Noah Lennox ın Brian Wilson gibi sesiyle büyülediğini ve aynı zamanda vokal benzerliğini göz önüne alırsak, bu benzetme gerçekten de yerinde gözüküyor. Fakat Person Pitch kesinlikle döneminin maden kaynağı ve modern ötesi instrumentalist müzik türünde gösterilecek iyi örneklerden birisi. "Bros" daki cenneti andıran vokal performansı olsun, Good Girl/Carrots daki vurucu tempolar olsun, Person Pitch tam anlamıyla yılın en iyi kayıtlarından birisi.--Bulut
mp3: Panda Bear - Bros

Wednesday, April 18, 2007

Yeni Radiohead Şarkısı

· 0 Yorum

Radiohead in yeni şarkısının kısa bir örneği deadairspace adlı resmi sitesinde yayınladı! 'HODIAU DIREKTION' adlı banner üzerinde tıklayıp dinleyebilirsiniz. Şarkının sözlerine Ateaseweb.com dan ulaşabilirsiniz. Bize parça çok uzun geldi?¿

Tuesday, April 17, 2007

Tom Mcrae

· 0 Yorum

O cılız ama içinizi eriten sesi hatırladınız mı?
Tom Mcrae önümüzdeki hafta dördüncü solo albümü olan "King of Cards" ı yayınlamaya hazırlanıyor. Albüm hakkında ilk izlenim olarak iyi bir etki bırakıyor diyebiliriz. Kendi adını taşıyan 2000 çıkışlı albümü Mercury Music Ödülleri için aday olarak gösterilmişti. Başarılı bir sözyazarı ve bu değişmiyor yeni albümde de gerçekten zekice yazılmış lirikler ve büyüleyici müzikler mevcut. Yeni albümdeki "On And On", "Sound Of The City" gibi çalışmalar bizi uzun süre meşgul edecek gibi görünüyor. Gerçekten güzel bir kayıt!
["On And On" ve "One Mississippi" i Tom Mcrae Myspace den dinleyebilirsiniz]

Yeni Stephen Malkmus Albümü

· 0 Yorum

Stephen Malkmus yeni albümü için kolları sıvamış durumda. Pavement ın kurucusu olarak tanıdığımız, The Jicks adında bir grubu daha olan Malkmus, 2005 yılında çıkan "Face The Truth adlı albümünü takiben çıkacak albümün güzel olacağının sinyallerini Stephenmalkmus.com da vermiş. Albümdeki parçalar hazır olup, kayıt aşamasına kadar gelmiş bile! Malkmus un bildirdiğine göre hazıranın sonlarına doğru albüm bitmiş olacak. Sıkı tutunun!

Monday, April 16, 2007

Manic Street Preachers - Send Away The Tigers

· 0 Yorum

The Manics yeni albümleriyle bizi şaşırtmayacak fakat o kaygan gitarlarıyla yine gönlümüzü almayı başaracaklar. Aranızda şüphesi olan var mı? Bir adım öne çıksın ve en sevdiği Manic Street Preachers albümünü/albümlerini söylesin. Ama buna gerek kalmadan, bir Manics hayranı için tüm albümlerin ayrı bir yeri olmalı ve olurda. Bildiğiniz üzere geçen sene yayınlanan bizim üzgün bakışlı, iç burkan bir ses tonuna sahip olan James Dean Bradfield ın ilk solo albümü hayranları (bizler) tarafından oldukça beğenilmişti. Ayrıca bu albümde ilk kez Bradfield oturup adamakıllı şarkısözü yazmıştı. İşte bizim üretken müzisyenlerimiz bu sefer bizi önümüzdeki haftalarda çıkacak "Send Away The Tigers" ile mutlu etmeye hazırlanıyor. Bizden söylemesi albümde The Cardigans ın berrak sesli vokalisti Nina Persson ile yapılmış "Your Love Alone Is Not Enough" adlı çalışma oldukça hoş, kulağa yakın bir melodi olmuş, albüm ise genelde pekiyi alacak kadar güzel. Resmi The Manics Sitesi
[ Yeni Single Underdogs u Myspace den dinleyebilirsiniz myspace/manics]

Sunday, April 15, 2007

Patti Smith - Twelve

· 0 Yorum

"Twelve", asi, erkek fatma, bir o kadar da takdire değer müzisyen ablamız Patti Smith in Trampin' den 3 yıl sonraki ilk solo albümü. Daha doğrusu bu bir solo-cover albümüdür."White Rabbit" ten tutunda Nirvana nın "Smells Like Teen Spirit" ine kadar dönemine damgayı vurmuş genelde popüler rock klasiklerinden oluşan bir yeniden yorum albümü. Türk usülü çayınızı demlerken ve yudumlarken keyifle dinleyebileceğiniz hafif ve birbirini tamamlayan enstrumanlardan oluşmuş müzikleri ve albümün kemeri görevini gören belkide şu ana kadar yapılmış en iyi psychedelic rock çalışmalarından birini, White Rabbit i kanlı bir şekilde yeniden yorumlayan bir 12 lik bu. Aslında albümde yer yer çok sıkıcı çalışmalar da mevcut. Fakat genelde bildiğimiz bütün parçaların yeniden yorumlanlığı ve yeni çalışma içermeyen albümlerin mükemmel olmayacağıdır. Stevie Wonder, Jimi Hendrix, Bob Dylan, the Doors, Nirvana, Tears for Fears, Jefferson Airplane, the Beatles, the Rolling Stones, the Allman Brothers, Paul Simon, ve Neil Young.
www.pattismith.net

Blonde Redhead - 23

· 0 Yorum

Sonic Youth un belkide en sıkı takipçileri onlar, diğer gruplara benzemeyen şeffaf müzikleri, gösterişli lirikleri ve istikrarlı albümleriyle her geçen yıl daha fazla dinleyicinin gönlünde yer edinmeyi bildiler. Şimdilerde ise son albümleri olan "23" ile gündemdeler. Aslında "23" için o kadar çok reklam yapıldı ki bence bu albüme bir ölçüde zarar verdi. En azından bir nebze iticilik kazanıyor albümler, başka bir yönden aslında güzel müziğe yatırım yapılması yerinde bir davranış. "23" ise grubun en son silahi ve bu en sürükleyici, rahat alışılan, büyülü albümü olmuş. "Melody of Certain Damaged Lemons" ve "Misery Is a Butterfly" gibi tepelerde kendilerine kamp kurmuş albümlerden sonra kendine Blonde Redhead altında önemli bir yer ediniyor. Rahat bir şekilde "23" adlı albümle aynı adı taşıyan parçayla açılıp, en şeker şarkı olan "My Impure Hair" ile son buluyor. Amedeo Pace ın şehir müziğini yansıtan gitar kullanışı, Kazu Makino ın masum küçük bir kızı canlandırması, hüzünün göklerde kendine yer edinmesi 23 ün başlıca elementlerini oluşturuyor. "Spring and By Summer Fall" ile acılarınızdan kaçabilir ama asla kurtulamayacağınız anların hakimi, "SW" ile "Misery Is a Butterfly" a dönüş gerçekleştireceğiniz böyle bir albüm, bu sene sizin için önemli bir alternatif.
[www.blonderedhead23.com dan birçok şarkıyı dinleyebilirsiniz]

Saturday, April 14, 2007

Nil - Seviyorum Sevmiyorum

· 5 Yorum

Jay Jay Johanson

· 2 Yorum

Jay Jay bizi hiç unutmuyor ve bu akşam 8 p.m. Balans sahnesinde "The Long Term Physical Effects Are Not Yet Known"dan ve eski albümlerinden çalışmalara yer verecek. Açıkçası son albümünü pek beğenmedim, çünkü "Poison" gibi bir albümle kıyaslandığında oldukça başarısız kalıyor. Tarz olarak da biraz daha çeşitli kaynaklardan derleyen bir çalışma, fakat melankoli her daim mevcut. Biletler 40 milyon ve karar sizin ya IAMX ya da Jay Jay Johanson.

IAMX

· 0 Yorum

"My mother, my mother, my mother never told me
Love is just a blood sport, love is just a blood sport"
Sneaker Pimps in ultra enerjik aynı zamanda dinamik o hoş parçası "love is just a blood sport" u hatırladınız mı? Sneaker Pimps den tanıdığımız Chris Corner ın diğer bir solo projesi olan IAMX bu akşam İstanbul'da Studio Live Sahnesinde!

Corner ın IAMX projesi altında iki tane albümü bulunuyor Kiss + Swallow ve The Alternative. The Alternative geçen sene yayınlanan, gayet dinamik disco-rock öğeleri içeren başarılı bir albüm. Fakat nedense birtürlü gereken ilgiyi üzerinde yoğunlaştıramadı. Bu gece gerçekleşecek canlı performansı kaçırmayın!

when the joys of living just leave you cold
frozen from the failing mess you made your own
and if you want an ending to your screenplay life
well here's the consolation that will change your heart and mind. "
This Will Make You Love Again"

Radar Live 2007 Rehberi

· 0 Yorum

Sıkı müzik takipçileri herzaman önce davranır. Yani Radar Live 2007 den haberi olmayan sadece siz kaldıysanız bu yazıyı dikkatlice okuyun.

Ülkemize Radar Live 2007 kapsamında harika gruplar geliyor. 29 Haziran-2 Temmuz tarihlerinde Kilyos Solar Beach’te müzik hayranlarını mutluluktan sevince boğacak organizasyonda yok yok. Marilyn Manson, James, The Rapture, Juliette and The Licks, Cocorosie, Beirut, Nouvelle Vague, CSS, Peter Bjorn and John, The Rakes, The Horrors gibi son yıllarda kariyerlerinde oldukça başarılı müzisyenler ve gruplar yer alıyor.

Ilgimi çeken Marilyn Manson ın diğer isimlerle hiç alakası olmaması fakat Marilyn Manson için birsürü insan bu festivale gelecektir. Özellikle James gibi 80lerin ve 90ların ingiliz alternatif müzik piyasasında önemli bir yeri olan hassas bir topluluğun Istanbulda sahne aldığı gün unutulmazlar arasına girecektir, bunda hiç şüphemiz yok. Ayrıca Cocorosie, Beirut, Peter Bjorn and John gibi 2000li yıllarda, bağımsız müzik piyasasında adlarından sıkça söz ettiren grupları bir arada görünce bu festivalin gerçekten başarılı olacağı görünüyor. James ve Marilyn Manson hariç gelecek tüm grupların albümleri tazecik o yüzden şimdiden kendinizi bu festival için ayarların!
www.radarlive.com

Elliott Smith: High Times

· 0 Yorum

Elliot Smith in daha önce albümlerinde yayınlanmayan parçalarından oluşan yeni albümü "New Moon", resmi sitesinde de belirtildiği gibi, satışlarından kazanılacak tüm gelirler bir hayır kurumuna verilecek. İşte o albümden karanlık bir çalışma olan "High Times", sanatçının kişisel problemlerini ve uyuşturucu bağımlığıyla verdiği savaşı anlatan genelde üzücü bir çalışma.
mp3: Elliott Smith: High Times

Friday, April 13, 2007

Libertines işte böyle biraraya geldi!

· 0 Yorum

Pete: Carl, burda olmaz! Bütün hayranlarımızın önünde.

Evet bu hoş fotoğraf dün geceki Pete Doherty ve Carl Barat ın biraya gelip 13 adet Libertines parçası seslendirdiği konserden.

Hayranları bu yeniden biraraya geliş için çok sevinmiş diyor Nme.

Biz de çok sevindik? Özellikle şimdi o ateşli "The Libertines" albümünden "What Katie Did" olsa, hiç fena olmazdı!

The Shins

· 0 Yorum

The Shins için peşin peşin konuşacak olursak, son albümleriyle öyle aman aman bir çalışma yapmadıkları konusunda hemfikirizdir. Bu albüm sadece herkesin rahat bir şekilde notalara, ayrıntılara veya sözlere önem vermeden günü birlik dinleyebileceği hoş bir çalışma olmuş. Nerede o eski indie piyasasını dalgalayan "Oh, Inverted World" gibi bir debut. Tabi bir gruptan veya müzisyenden sürekli herşeyi baştan yaratan çalışmalar beklemek de bir suç olur. Sonuçta müzikte başlı başına katkı maddesi olarak insan hamuru kullanılıyor, yan etkileri belli bir boyuta kadar tartışılır. Ve "Wincing the Night Away" adlı albümün kulağa en hoş gelen çalışmalarından birisinin klibi:
The Shins - Australia

Thursday, April 12, 2007

Bill Callahan - Woke On A Whaleheart

· 0 Yorum

Üçüncü şahıs tarafından takip edilen bir koridor, halı üzeri tozlu, kirli, oldukça yorgun gözler... Piyanonun ritimleriyle saydığım kalp atışlarımla başlayan Bill Callahan ın yeni albümü "Woke On A Whaleheart", beni benden alan, cümlelerimi topak topak hale getiren bir albüm. Artık canım eskisi kadar yanmıyor dermişçesine, Bill Callahan ın çalışmaları biraz daha ivme kazanıyor, içi hala kapalı fakat bu sefer rengarenk bir biçimde. Müzik hayatın içinden, hayat müziğin içinden, karmaşık hisleri olan müzik severlerin anlamsızca tempo tutarak dinlediği (Smog), Smog ya da Bill olarak değişik kimlikler altında hala aynı kimse o. En azından sevenlerinin gönlünde aynı kişi o. Karmaşık, hüzünlü ve karizma kişilikler üçgeninde kendine yer edinmiş, country rock ın özünden işlediği pamuk gibi müziği ile hala aynı kişi o. "Woke On A Whaleheart" ise onun yepyeni bütünlük içinde albümü, ve albümde hemen hemen bir tane bile sizi etkilemeyen parça yok. Kadife bir ses eşliğinde, kadifeye rengini veren ustaca düzenlenmiş çalgılar, yorucu olmayan gitarlar ve orjinal müzik. Bunların hepsi "Woke On A Whaleheart" ı bize bahşediyor ve sanatçının kuşkusuz en iyi çalışmalarından birisi olduğu gerçeğiyle kayıt "A Man Needs A Woman Or A Man To Be A Man" eşliğinde kapanıyor. Olduğu gibi uzanmış bir vücut, müziğin doruklarında uçuşan kulaklar...
mp3: Bill Callahan - Sycamore

Bright Eyes

· 0 Yorum

Bu gözler parlakmı yoksa patlakmı siz karar verin. Ama yeni Bright Eyes çalışması oldukça vurucu. Buyrun yeni albümü "CASSADAGA" dan iki tane izinli mp3.
mp3: Bright Eyes - Four Winds
mp3: Bright Eyes - No One Would Riot for Less [mutlaka dinle!]
Daha fazla mp3

Wednesday, April 11, 2007

Blonde Redhead Temmuzda Istanbulda

· 3 Yorum

Indie rock semalarından bir grup Istanbul a doğru yaklaşıyor. My bloody Valentine, Sonic Youth gibi yarı saydam gitar gıcırtıcılarından kuvvetini alıp, ticari müzik nedir bilmeden ileyleyip, şimdiden gönlümüzde yer edindiler. "23" adlı son albumleri bizi bu sene hayli mutlu etmiş olup, bize acaba Temmuz ayında yeni albümden hangi parçalarını seslendirecekler diye düşünmüyor da değil. Bu çok güzel bir haber, çünkü ülkemizde böyle başarılı grupları artık sık sık görmek istiyoruz. Biletler Mayısın 12 sinde Biletx den satışa sunulacak. Konserin nerede yapılacağı hakkında net bir bilgi yok fakat 3 Temmuz Blonde Redhead Istanbul Konseri kesin.
Blonde Redhead Resmi Tur Listesi

M. Ward

· 0 Yorum

Ah benim tembel koca kıçım, müzik dinlemenin sadece tembellikten ibaret olmadığını ve aslında hiç küçümsenmeyecek kadar önemli olduğunu ne zaman anlayacaksın. Üzerimdeki bu kırgınlığı, yoğun bir çarşamba günü sonrası isteksizliği yine seninle üzerimden atacağım. M. Ward ın besteleri işte aynen üzerinizde bu şekilde hakimiyeti kuruyor, ama sizi yormayarak, ama sevdiğiniz düşüncelerin tekrar hatıra gelmesiyle. Ayrıca 2006 yılında çıkan o kırılgan, tüy kadar hafif albumu Post-War yok mu? Sizi kelimenin tam anlamıyla rahatlatan, suyun berraklığında ruhunu bulan bir albumdür o. Bilgi delisi tiplemeler için o altı yıl boyunca Rodriguez adlı üçlü projede yer almış, Amerikan country-folk tarzı üzerinde yoğunlaşmış, ilk solo albümünü Duet for Guitars #2 adı altında bizlere sunan San Luis Obispo, California çıkışlı başarılı bir besteci, yorumcudur. Post-War ise benim sözümle, sanatçının en durulduğu dönemimdeki kilit kayıt. Sözü besteyi M. Ward a bırakıp, yavaş yavaş çekiliyorum.
mp3: M. Ward - Vincent O'Brien from 'Transfiguration of Vincent' 2003

Tuesday, April 10, 2007

Of Montreal

· 0 Yorum

Bu yılın en hareketli albumlerinden birinin sahibi olan Of Montreal dan bahsetmezsek haksızlık etmiş oluruz. Of Montreal kurucu ve grubun beyni Kevin Barnes de dahil olmak üzere 6 Yunanlı müzisyenden oluşuyor.

Kızının doğumu, evinden uzak olmanın verdiği depresyon dönemi ve takibinde eşinden ayrılması Kevin Barnes e yeni albümüne yaramış gibi gözüküyor. Öyleki albümdeki hareketli, disko-indie tarzı, ve dramatik şekilde işlenen kompozisyonlar oldukça keyif verici. Size türünün ne olduğu sorusunu bile aratmadan kendini dinleten bir albüm olunca, öylece baştan sona dinliyorsunuz. Dansederim ama hayat genel olarak üzücü felsefesindeki çalışmalar, bir "Gronlandic Edit", "She's A Rejector" gibi bu yıl içinde sık sık duyamayacağımız kadar iyi çalışmalar olunca, gümüşten işlemeler gözünüzde altın değerinde ışıldıyor. Neticede, Of Montreal zaten oldukça başarılı çalışmalar yapmış bir topluluk, fakat "Hissing Fauna..." ile başarının devamının da önemli olduğunu bizlere göstermiş oldular.
mp3: Of Montreal - Heimdalsgate Like A Promethean Curse

Joanna Newsom & The YS Street Band

· 0 Yorum

Ortalığı darmadağın eden ve geçtiğimiz sene yayınlanan ikinci sınıf öğretisi albümü "YS" den mutlaka haberiniz vardır, eğer yoksa haberiniz olmalıdır. Çünkü daha önce ağzından ninni tadında masallar dinlediğimiz dişi bir cüce çıkmamıştı karşımıza. Yeri geldiğinde minik kızlar kadar neşeli, yeri geldiğinde ise oldukça kederli Joanna, Nisanın 9 unda yayınlanan 3 parçadan oluşan yeni Ep ile bizi o masalların içine çekiyor. Yaklaşık altı dakikadan oluşan yeni parça, "Colleen" şu sıralar benim mekanımda destansı, kocaman ejderhaların ve canavarların olduğu bir dönem havası yaratıyor. Ikinci parça debut album "The Milk-Eyed Mender" un kapanış parçası olan "Clam, Crab, Cockle, Cowrie" ve bir de büyüleyici "Ys" den "Cosmia" adlı çalışma yer alıyor. Bu hanım kızımız çok yetenekli, müzikseverler iş başına! Birsürü Joanna Mp3 leri buradan buyrun!

Monday, April 9, 2007

Patrick Wolf - The Magic Position

· 0 Yorum

Bu kez herşey daha belirginleşiyor ve olgunluğun verdiği güzellik ile sanat hamuru aynı plaka üzerine işleniyor. Başarılı viyolonist/ şarkı sözü yazarı, müzisyen Patrick Wolf, 2007 yılında müzikseverlerin gönüllerine ferman olacak cinsten çalışmaları ve yürek yakan sesiyle övgüyü hak ediyor. Huzurlu melodilerin eşliğinde tınlamaya başlayan, görkemli, havai fişekler önünde büyülü pozisyonu arayan ahenkiyle, bu kayıt içinizi eritecek cinsten üçüncü ve en iyi solo albumu.

Lycanthropy ile daha öncede adından sıkça söz ettiren sanatçı, asıl gücünü Wind in the Wires üzerinde yoğunlaştırmış. Müzikle savaşına 11 gibi küçük yaşta başlayan Wolf, oldukça olgun dalından kopartılmış ve sulanmaya bırakılmış meyve misalı bestelerini piyano ve bir parça hüzün ile önüme sunacak deseler, inanması güç derdim. Uzun kahkahalar eşliğinde bana hatırlatılan acı bir anı misalı çalmaya başlıyor "Augustine". Zaman zaman üşümek gerek bunu hangi enstrumanlarla yapabilir siniz deseler "Magpie" dakilerle olur cevabım. Hayatta herşeyin bir havai fişek gibi birden parıldayıp söndüğünü bir kez daha "The Magic Position" ile görmüş olduk.

Marianne Faithfull un güzel sesinin teşrif ettiği "Magpie" gibi yılın en iyi çalışmalarından birini ağırlayan böyle bir albüm gerçekten sizi yeterince tatmin edecektir.
mp3: Patrick Wolf - Magic Position

Yeni Smashing Pumpkins ve Iha Elveda

· 0 Yorum

Iha Smashing Pumpkins de yer almamasını solo projesi üzerinde çok meşgul olmasına bağlıyor ve...

James Iha
gelecekteki Smashing Pumkins in yeniden biraraya gelmesinde yer almaya hiç niyetinin olmadığını açıklıyor ve grubun kurucu gitaristi bu alalar yeni bir solo albüm üzerinde çalıştığını gerekçe olarak gösteriyor.

Ve Iha Rolling Stone dergisine açıklıyor:

" Hayır, yeni Smashing Pumpkins albumunde ve turnesinde yer almıyorum, Billy (Corgan) ile yıllardır konuşmuyorum. Yeni bir solo çalışması için beste yapıyorum, ve bu yıl içersinde kayıtları tamamlayacağım."
Böylece yeni The Smashing Pumkins buluşmasında orjinal grup üyelerinden sadece Corgan ve davulcu Jimmy Chamberlain yer alıyor.

Dolores O'riordan - Are You Listening?

· 8 Yorum

Bir süre için ortadan kaybolan bizim meşhur The Cranberries grubunun narin sesli, gündüz yüzlü vokalisti Dolores O'riordan yeni albümüyle tekrar adından sıkça söz ettirecek gibi görünüyor. Üç tane çocuk dünyaya getiren Dolores, album konusunda hiç acele etmeden, otuza yakın parça yazdı ve bunların 12 si Are You Listening? adlı yeni albumunu oluşturdu.

Dinleyiciyi kalbinin derinliklerinde yolculuğa çıkaran yeni albumde, "Black Widow" gibi bass gitarların yüzünüzü okşadığı, tatlı bir aşk serüveni tadındaki "“Apple of my Eye”, keyif verici ilk single “Ordinary Day,” nin yanında birçok duygu yuklu balad hakim. Hayranlarının oldukça beğeneceği , prodüktörlüğünün Youth, Dan Broadbeck ve Rich Chycki tarafından üstlenildiği Are You Listening?, kanıtlayacak birşeyi olmayan bir sanatçıdan oldukça sarsıcı, etkileyici bir çalışma olmuş. Ve Dolores artık solo kariyerinde de başarılı olacağının sinyallerini açıkça veriyor.

Şarkı Listesi:
1. Ordinary Day
2. When We Were Young
3. In the Garden
4. Human Spirit
5. Loser
6. Stay With Me
7. Apple of my Eye
8. Black Widow
9. October
10. Accept Things
11. Angel Fire
12. Ecstasy

Sunday, April 8, 2007

Arctic Monkeys - Favourite Worst Nightmare

· 0 Yorum

Bir önceki albümleriyle 21. yüzyılın en başarılı grupları arasında yer alacaklarını kanıtladılar ve bu başarıyı "Favourite Worst Nightmare" adlı yeni albümleriyle güçlendirmeye hazırlar. Onlar gerçekten Ingilterenin son yıllardaki en çok konuşulan rock grubu ve daha önce de bazı Ingiliz Müzik dergilerinde (Nme) en iyi yeni grup olarak gösterildiler listeleri altüst ettiler.

Yeni single ları olan Brianstorm u mutlaka dinlemişsinizdir. Favourite Worst Nightmare yine bir önceki albümleri kadar iddialı ve devam niteliğinde bir kayıt. Fakat bu sefer album biraz daha vurucu gitarlar, sözler ve vokaller içeriyor. Özellikle "Florescent Adolescent" ve "505" listeleri altüst etmek için hazırlanmış. Ruh olarak eksik bir kayıt olsa da, zaman zaman bizi gürültüleriyle baştan çıkarmaları dahi mümkün. Bizlere ancak kendilerini tebrik etmek ve dinlemek düşüyor ve böylece Arctic Monkeys rastlantısal bir başarı çizgisinden uzaklaşıyor, olgunlaşıyor, kendini dinletiyor. BrainStorm u Dinle!

The Bird and the Bee

· 0 Yorum

Birçok enstruman çalan Greg Kurstin ve hoş koyu gözlü vokalist Inara George, 2007 nin ocak ayında yayınlanan "The Bird and the Bee" grup ile aynı isimli albümü bizleri oldukça etkilemişti. Jazz ahenkini, pürüssüzlüğünü ve duygusallığını yansıtan berrak ses düzenleri ile indie pop piyasına iyi bir giriş yaptılar. Dahası '60 ların tropik müziğini bir anlamda modern ezgilerle birleştiriyorlar ve bunu gösterişsiz biçimde verimli olarak önümüze seriyorlar. "The Bird and the Bee" albumunde özellikle bağımlılık yapan parçaları ise; yumuşak ama tırmalayıcı sözleriyle "Fucking Boyfriend", tamamen 60 lara dönüş ve hatta 80lerden Tracey Thorn u da anımsatan "I'm A Broken Heart", benim en çok beğendiğim ve albümün ayakta duran çalışması "I Hate Camera" olarak sıralayabiliriz. Belle & Sebastian, Lilly Allen, Feist, Zero 7 ve Jem gibi kulağımızı okşayan isimleri seviyorsanız Kuş ve Arı tam size göre!

I'm A Broken Heart, Again & Again, Fucking Boyfriend ve I Hate Camera yı Myspace lerinden dinleyebilirsiniz.

Türkiye ve Müzik

· 0 Yorum

Bunu eleştirmek bana düşmez diyerek herşeyi esgeçen bir toplum içinde müzik konusunda ve hatta sanat konusunda da aynı hataları görmek tesadüf olmasa gerek. Çok köklü topraklarda yaşamamıza rağmen bırakın kendimiz hakkında çoğu konuda bilgisiz kalmamızı, kendimizi diğer ülkeler arasında ifade bile edemiyoruz.
Müziğin kötüsü iyisi yoktur ve herkes için farklı güzellikler ifade eder. Aslında müziği eleştirmek, hakkında hırpalayıcı konuşmak doğru değildir. Fakat, eğer ki müziğin gidişatı kötü yönde ilerliyorsa, sanat sanatlıktan çıkmış, herşey magazin üzerine kurulu bir müzik kültürü aşılanmaya çalışıyorsa, işte o zaman yapılan bu yanlışlıkları müzik altında olmasa bile eleştirmek bizlerin görevi olmalıdır. Bu yüzden güzel bir ülke için lütfen kültürel açıdan kendimizi geliştirelim.

Yabancı ve yerli müzik diye birşey yoktur hepsi birer bütündür.
Sadece kendi topraklarınızda dinlensin diye sanat amacı olmayan müzikleri destekleyerek herzaman bir adım geriye gittiğinizi unutmayın. Bu kötü gidişata bir son vererek Türk sanatçılarından daha verimli, daha ciddi çalışmalar istemek bizim en doğal hakkımız ve görevimiz.

CocoRosie

· 0 Yorum

Coco kızları, daha doğrusu Casady kızkardeşler, vokalist/gitarist/flütist Sierra, ve vokalist/perküsyonist Bianco yeni albumlerinde yine dinleyicilerini oldukça şaşırtacak gibi görünüyor. Sürekli ilginç çalışmalarla hayranlarınızı selamlamak çok kolay değildir. Bu yüzdendir ki yeni CocoRosie albumu "The Adventures of Ghosthorse and Stillborn" başarılı ikilinin üçüncü iyi albümü olarak arşivlerde yer ediniyor. Bu kez Sierra ın küçük yaşlarda başladığı opera aşkı elektronik hatta hip-hop ritimleriyle buluşuyor. Geçtiğimiz sene bizi yalnız bırakmayıp Istanbul Jazz Festivalinde de konuğumuz olan güzel ikilinin yeni albümü, kritikler tarafından övgüyle karşılanacak bunda hiç süphemiz yok.
mp3: Rainbow Warriors

Yerli Top 20 Şarkı

· 24 Yorum

Nisan Yerli Şarkılar
1. Bendeniz - Biri Var

Biri Var Video


2. Ferhat Göçer - Cennet
3.
Gripin - Böyle Kahpedir Dünya
Böyle Kahpedir Dünya Video


4. Yaşar - Hayırdır İnşallah
5.
Murat Boz - Maximum
6.
Özgün - Aşk Çiçeği
7.
Emre Aydın - Kim Dokunduysa Sana Ona Git
Kim Dokunduysa Sana Ona Git Video


8. Yonca Lodi - Hıçkırmalısın
9.
Gülşen - En Şahanesinden
10.
Mor ve Ötesi - Küçük Sevgilim
11.
Hepsi - İki Kelime
12.
Nil Karaibrahimgil - Yaş 18
13.
Nazan Öncel - Omzumda Ağla
14.
Funda Arar - Camdan Kalp
Camdan Kalp Video


15. Keremcem - Aşk Bitti
16.
Yalın - Üzülme
17.
Demet Akalın - Alçak
18.
Emre Aydın - Git
19.
Doğa - Sakın Sevme Beni
20.
Mirkelam - Asuman Pansuman

Gripin in aynı adlı ikinci alümlerinin çıkış şarkısı Böyle Kahpedir Dünya. Klibi Mor ve Ötesi nin "Şirket", Çilekeş in "Kendimden Geriye", Şebnem Ferah in "Çakıl Taşları" gibi kliplerine imza atan Gürcan Keltek hazırlamış. Tamamen dış mekanları tercih eden klip üç günde tamamlandı.

Saturday, April 7, 2007

The National

· 1 Yorum

Ohio çıkışlı güzide topluluk The National, yeni albumleriyle tekrar ortalığı sallamaya hazırlanıyor. Görünen o ki bu sefer bir hayli güçlü sarsacaklar indie müzik piyasasını ve birçok kez dinlemiş olduğum "Boxer", "Alligator" adındaki bir önceki çalışmalarını ikiye katlıyor ve bu sefer piyano ve olgun vokallerle müziksel anlamda grubu bir adım öne taşıyor. Mutlaka dinleyin demesek de, kesinlikle uzak kalmayın!
mp3: The National - Fake Empire

sayfalar_ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 |13 | 14 | 15 |16 | 17 | 18 |19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 | 32 | 33 | 34 | 35 | 36 | 37 | 38 | 39 | 40 | 41 | 42 | 43 | 44 | 45 | 46 |47 48 |49 |50 |

Total Pageviews

Hakkımızda

Müzik Parti Türkiye nin rnb, rock, pop, dans ve alternatif müzik sitesidir. Buradaki yazilarin hepsi bize aittir, aksi halde kaynak not edilmistir.

reklam ve iletişim: info@muzikparti.com

Arşiv

Son 5 Yorum